İstanbul Trafiği Zevk Bermişti!

Arkadaşlar öncelikle tüm bu sex hikayeleri yazan arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum, özelikle amatör sikiş bölümünde okuduğum hikayelerin yazarlarına ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum çünkü şuan sizlere bunları yazmamda onların etkileri çok büyük :). Sanmayın ki çok ağır bir sex hikayeleri okuyucusuyum , gerçi bir kaç haftadır öyleyim diyebilirim ama onun öncesinde bırakın bu tür porno hikayeler okumayı her hangi bir cinsel içeriğe bakmak için bilgisayar başına geçmişliğim yok fakat artık günlük en az bir defa yeni porno hikayeler okurum, sizin sitenizdeki hikayeleride bitirmeme az kaldı aslında 🙂 Tüm bu hikayeleri okumak bir yana şimdi sizlere yaşadığım bir olayı söz etmek üzere buradayım. Bu defa okumak yerine yazacağım umarım tam olarak anlatabilrim çünkü daha öncesinde böyle bir deneyimim olmadı.

Her neyse, İstanbul trafiğinde yogun günlerden biriydi, sabah işe gitmek üzere evden çıktığımda daha arabaya binmeden sabahın o trafik çilesi yüzünden moralim bozulmuş canım sıkılmıştı ama çaresizce mutsuz, huzursuz bir ruh halinde yola çıktım. On dakika kadar sonra köprüye ulaştığımda bitmeyecek gibi görünen trafik çilesi benim için başlamıştı, benim için ve köprü üzerindeki binlerce insan için ama hemen yanımda duran aracın içerisindeki genç ve yakışıklı adamı görene kadar. Aslında ben sıkkın sıkkın sağa sola bakarken ve üfleyip püflerken başımı yana çevirmemle onun bana bakışını fark ettim, bakıyor ve sıkıntımı fark etmişçesine gülümseyerek başını sallıyordu, daha o saniyeler çocuğa içim kaynamıştı.

Bu arada ben 30 lu yaşların ortasında, esmer ve uzun boylu bir kadınım, bakıştığım genç ise en fazla 30 yaşlarında falandır diye tahmin etmişti, gerçi ileride tanıştıktan sonra 38 yaşında olduğunu öğrendim ama herneyse. Bana gülerek baktıktan ve başını salladıktan sonra bende isteksiz bir şekilde gülümseyip bakmaya devam ettim, bir saniye bile gözlerini çekmeden beni izlediği için bir ara ben tekrar önüme döndüm ama dayanamayıp iki saniye sonra tekrar baktım acaba hala bakıyor mu diye ve hala bakıyordu, bu defa yüzündeki gülümsemeden dolayı benimde gülme isteğim gelmişti resmen, birbirimize bakarak gülümsüyor ve sanki konuşmasakta o trafikte gözlerimizle, bakışmalarımızla sohbet ediyorduk.

Sanırım aradan beş dakika kadar geçmişti ve ara ara, sık sık bakışmalarımıza devam ediyor gülücük göndermeyi sürdürüyorduk, derken biraz trafik ilerlemişti fakat yüz metre ileride tekrar durmuştuk. Yan yana durduğum çocuk birden gözlerden uzaklaşmıştı, bir kaç dakika boyunca yalnız başıma yine sıkılmayı sürdürürken yine trafik biraz daha ilerlemişti ve ilerlediğimde o gencin beni beklediğini gördüm, önünde araç yoktu ama dörtlülerini yakmış beni bekliyordu, beni görünce gülümseyerek camı açtı ve “sonunda gelebildin” diyerek tatlı tatlı gülümsemesini devam sürdürdü. Artık camları açmıştık ve karşılıklı sohbet ediyorduk, camdan cama birbirimize bağıra bağıra havadan, sudan, özelliklede trafikten konuşuyorduk.

Ben bu trafikte iş yerime nasıl giderim diye yakınırken nerede çalıştığımı sordu, bir sürede iş sohbeti ettik ve bir kaç yüz metre ileride yollarımızın kesişeceğini öğrendim çünkü onun iş yeriyle benimki çok farklı bölgelerdeydi, trafik yavaş yavaş ilerlerken artık yol ayrımına geldiğimizde el sallayarak veda etmek istedim ama gitmesi gereken yoldan gitmeyerek beni takip etmeye başladı, sanırım bir kaç kilometre falan ilerledim ama sonra dayanamadım ve arabayı sağa çekerek dışarı çıktım, oda arabasından inerek yanıma geldi, elimi sıktı ve ismini söyledi, ismi Harun’du, benim yakışıklı Harun’um :). Bana ilk yaptığı teklif kahvaltı teklifiydi, işte gitmem gerektiği halde bu teklifi reddedemedim ve iş yerini arayarak bir kaç saat gecikeceğimi söyledim.

Ayni şekilde Harunda iş yerini aradı ve öğleye kadar izin aldı, gideceğimiz yeri kararlaştırdıktan sonra arkalı önlü kahvalı için bir kafeye gittik, araçları park edip kafenin içerisinde kahvaltıya başladık, bir iki saat falan sohbet ettik ve o kadar tatlı sohbetimiz vardı ki daha önce kim olursa olsun karşımdakiyle bu kadar konuşuacak konu bulduğumu hatırlamıyorum. Uzun sohbetten sonra ondan hoşladığım kadar arzuda ediyordum, kahvaltıdan sonra ne kadar biraz acele olursa olsun “kahve için bana gidelim mi” dedim, bu teklifimin ne demek olduğunu benim kadar oda çok iyi biliyordu. Teklifmi kabul ettikten sonra onun aracını otoparkta bırakp benim arabamla eve geçtik. İçeri girdiğimizde önce lavaboya gidip ellerini yıkamak istedi.

Ona lavaboyu gösterdiğimde ve lavaboya gidişini izlediğimde gözlerim direk kalçalarına kaymıştı, o kadar yapılı kalçaları vardı ki o an sporla ilgilenebileceğini düşündüm ve zaten azgındım, dahada azmış bir halde mutfağa geçerek kahve hazırlamaya başldım. Lavabodan sonra mutfağa yanıma gelerek beni izlemeye başladı, bir süre mutfakta bekledikten sonra salona geçip karşılıklı kahvelerimizi içmeye başladık. Her sohbetin ucunda muhakkak bir espiri yapıyor, bir tatlılık yapıp beni deli ediyordu, karşı karşıya oturuyorduk ama bu kadat tatlı, sempatik bir adama daha fazla karşı koyamayacağımı anlayarak ayağa kalkıp yanına oturarak kahvesini elinden alıp yere bıraktım ve dudaklarından öpmeye başladım.

Ne derseniz deyin ama yani aşık olmuştum resmen ve bu davranışlarıma engel olamıyordum, dudaklarından öpmeye başladıktan sonra aynı şekilde karşılık almıştım fakat öpüşme konusunda oldukça deneyimli olduğu her halinden belliydi, öpüşmeyi ben başlatmıştım ama bir kaç saniye içerisinde hareketsiz bırakmıştı beni. Dudaklarımı o kadar güzel ve ıslak bir halde yalıyordu ki dudaklarımı öperken dahi kendimi kaybetmiştim. Dudaklarımı öperken ellerini göğüslerimde hissettim, elini bir sağ göğsümün üzerine bir solun üzerine koyarak yavaş yavaş okşuyordu, bu okşamasından dolayıda bende elimi Harun’un sikinin üzerine koyarak sıkmaya başladım. Henüz tam sertleşmemişti elimi attığımda önce biraz yumuşaklık hissettim ama bu uzun sürmedi tabi.

Bir süre elimi sikinin üzerinde gezdirdikten ve okşadıktan sonra sonunda fermuarını açıp elimi içeri attığım an oda tepki vererek sertleşmeye başlaımştı, sertleştikçe avuçlarımın arasındaki siki dahada büyüyor ve büyüdükçede beni dahada heyecanlandırıyordu. Artık bu kocaman siki elimde tutmak yetmiyordu o yüzden fermuarından elimi çıkardım ve pantolonunun kemerini açarak iç çamaşırıyla beraber pantolonunu aşağı sıyırdım, karşımda dikilen kocaman sik ağzımın suyunu akıtmıştı, yani bu laf olarak değil gerçekten ağzım sulanmıştı dudaklarımı ara ara öpüyordu ve bu öpücüklere son vermesini isteyerek sikini ağzıma almaya başladım. Ağzıma aldığım an oda başımı sikine doğru yavaşça bastırarak sikini ağzımın içine sokup çıkarmaya başladı. O sokup çıkarıyor bende dilimle sikini yalıyordum , o kadar güzel ve zevk vericiydi ki bu ilişki daha ilk başlardan deliler gibi zevk alıyordum.

Salunda koltuğun üzerinde sikini bir kaç dakika yaladıktan sonra sikini ağzımdan çıkardım, ayağa kalkmasını söyledim, pantolonunu ve iç çamaşırını tamamen çıkartarak sikinden tutup onu yatak odasına kadar çekiştirdim, siki o kadar kocamandı ki sanki ondan ayrı davranıyordu, tutup çekerken bile biraz abartmış gibi olacağım ama sanki köpeği tasmasından tutup çekiyor gibiydim, yatak odasına götürür götrümez yatağın üzerine yatırdım, karşısında üzerimde ne varsa hepsini çıkararak yanına gittim. O na “sen hiçbirşeye karışma” diyerek sadece altımda yatmasını söyledim. Sikini elime sıkı sıkı tutarak üzerine oturup amımdan içeri sokuverdim. Hiç öyle önce amıma sürteyim, yavaş yavaş içime alayım, canım acımasın dikkat edeyim falan demedim, sikinin üzerine öyle bir oturdum ki oda bende ilk saniyelerde deliler gibi inlemeye başladık.

Sikini tamanen içime aldığımda profesyonel bir jokeyin ata bindiği gibi bende ona biniyordum sanki, sikinin üzerinde zıplayarak kendimi siktirmem hem beni hem onu zevkten bağırtıyordu, sikinin üzerinde zıplarken oda ellerini belime dolamış ve oturuş kalkışıma destek veriyordu, ben bir ara yorulduğumda ve yavaşladığımda ellerinin desteğiyle zıplamaya devam etmiştim, bu destek bir kaç dakikada bir işime yarıyordu çünkü bir kaç dakika içerisinde yorulduğum için yavaşlıyordum ama Harun ben yavaşlayınca bu defa o beni kucağına oturtup kaldırmaya devam ediyordu. Bu ilişki sanki daha önce başıma gelenlerin kat kat daha zevkli geçeniydi, bilemiyorum belki benden genç olduğu için veya çok yakışıklı olduğu için böyle hissediyor olabilirm ama aldığım zevk kelimelerle anlatılmaz emin olabilirsiniz.

Yarım saat kadar dinlene dinlene Harun’un sikinin üzerine zıplayarak kendimi ona siktirdim ve yarım saat sonunda “üzerimden kalk, altıma geç” diyerek beni üstünden kaldırdığı gibi altına aldı, bu defa ilişkinin ipleri onun elindeydi ve bacaklarımı her iki yana sert bir şekilde ayırarak amımdan içeri girmeye başladı, içime her girdiğinde bacaklarımı daha fazla ayırıyor ve içimden çıkarken bacaklarımı biraz gevşeterek kapatıyordu. Sert sert girmesinden dolayı zaman zaman acı çeksemde zevkten kuduruyordum resmen, içime her girdiğinde daha fazla girmesini istiyordum içten içe. O kocaman sik, elimle sıkı sıkı tutup köpek tasmasında tutar gibi tutarak yatak odasına getirdiğim Harun’un iri siki bu zevk yüzünden yetmiyordu resmen. Ben hayatımda ilk defa o gün götümü siktirmek istedim ama sadece istek tabiki siktirmedim.

Harun beni bağırta bağırta sikmeye devam ederken o boşalana kadar iki defa peş peşe orgazm olmuştum, sanırım bir saat kadar Harun’un altında yattıktan sonra sonunda oda boşalmak üzere içimden çıkarak sikini amımın üzerine koyup, ellerini dokudurmadan sikini amıma sürterek tam üzerine boşalmaya başladı, o kadar çok boşalmıştı ki amımın üzerinden yatağa doğru Harun’un spermlerinin aktığını hissedebiliyordum, aslında bir kaç saniye içerisinde biter zannetmiştim lakin bir dakikaya yakın bir sürede Harun’un boşalması sürmüştü. Tamamen boşaldıktan sonra yatağın çarşafını çekerek amımın üzerindeki spermlerini silip çarşafı tekrar eski haline getirerek yanıma uzandı, yalnız yanıma yatarken bile o kadar romantikti ki yatmadan önce yanapımdan öperek “teşekkür ederim, inanılmaz bir kadınsın” dedi.

Bu davranışlarından dolayı resmen aşık olmuştum Haruna ve onunla sikişmek yetmiyordu resmen, her an her saniye ona yakın olmak istiyordum, yanıma uzandığında bile başımı yastıktan kaldırarak Harun’un göğsüne koydum ve boynunu okşadım, içimden sürekli “aşkım, aşkım, bitanem” diyordum ama yüzüne karşı söylemedim o gün, ilerleyen günlerde tekrar tekrar buluştuk ve her seferinde ilkmiş gibi zevk aldık, şuan dahi görüşüyoruz ama işlerden dolayı pek sık görüşemesekte günlük en az sekiz on sms imiz var 🙂

Leave a Reply